Kategoriler
Mobilyalar ve dekoratif tasarımlar Uncategorized

Doğadan ve Özgürlükten Yana Tasarım

Setline, Konforu Minimalist Tasarım Anlayışı İle Buluşturuyor

Doğadan ve özgürlükten yana

Konforu minimalist tasarım anlayışı ile buluşturan Setline, 2004 yılından beri ofis mobilyaları sektöründe faaliyet gösteriyor.

O eskidendi! Ofis mobilyalarının estetikten yoksun olduğu görüşü çoktan bitti çünkü artık pek çok firma konfor kadar tasarıma da önem veriyor. Bu firmalardan biri de Setline… 11 yıldır ofis mobilyası geliştiren markanın kurucusu Ertuğrul Aslan ile Setline’ın üretim ve tasarım sürecine dair sohbet ettik.

Ürünlerin tasarım ve üretim süreci nasıl işliyor?

Öncelikle, sektör ayrımı yapmaksızın kendi ürününün imalatını yapan her firmanın bir tasarım felsefesi olmalı. Elbette bizim de bir tasarım felsefemiz var. Bu felsefe doğrultusunda tasarlanan ürünler; uygulanabilirlik ve satılabilir olma gibi birkaç testten geçerek mock-up aşamasına ulaşır. Bu noktada ürün detaylı incelenerek, firma içinden veya dışından eleştiriye sunulur. Mock-up aşamasını bir kaç defa tekrarladığımız olmuştur. Sonrası, teknolojik makine parkurumuz ve usta dokunuşları ile üretimdir. Bu anlatımdan, imalatımızı, tasarım, mühendislik ve el işçiliğinin iyi bir harmanı olarak tanımlayabiliriz.

Tasarım felsefeniz nedir?

Tasarım felsefemizi iki kelimeyle özetleyebilirim. DOĞA ve ÖZGÜRLÜK. “Biz de taklit ediyoruz, yalnızca doğayı!” Bu sloganımız esin kaynağımız hakkında sağlam ipucu veriyor aslında. Yine de biraz açmak isterim. Doğa şahane tasarımlar yapıyor. Bize düşen bu imgeleri belli belirsiz kullanmak… İşte biz tam da bunu yapmaya çalışıyoruz. Örneğin son koleksiyonumuzda bulunan KANT yönetici takımını tasarlarken, bir iguana ayağından esinlendiğimiz görülebilir. Zaten tasarım, doğayı taklit etme sanatı değil midir? İnsanın içinde eğreti durmayacağı ortamları, ancak doğadan esinlenerek yaratabileceğimiz kanısındayım.

Bu söylediklerim, ergonomiyi ve fonksiyonelliği hiçe sayıyoruz gibi anlaşılmaz umarım. Ayrıca tasarımda özgürlük vurgumuz, düşüncelerimize kısıt getirmemeye çalışıyoruz olarak açıklanabilir. Teknolojinin sınırlarını hiç bilmemek, bu mümkün olmadığı için en azından unutabilmek, bir tasarımcının ulaşacağı en üst yalınlıktır. İşte o zaman teknolojinin kısıtları zorlanmış olur.

Tasarım ekibinizde kimler yer alıyor?

Çayını şekersiz içen bir tasarımcı, şeker kullanandan daha ilgi çekici çay kaşığı tasarlayacaktır diye düşünüyorum. Bu tabii ki tartışılabilir. Schopenhauer’in söylediği gibi “Her edindiğiniz kalıp, aslında özgür düşünceniz üzerine örtü olur.” İşte bu kalıplardan uzak duran 3 kişilik bir ekibiz. Tasarımın temellerini bu ekibin egosu atıyor. Daha sonraki süreçlerde firma çalışanlarının tümü dahil olabiliyor.

Diğer ofis mobilyaları markalarından farkınız nedir?

Diğer firmaların her biriyle ayrı ayrı kıyaslandığında, farklı artılarımız ortaya çıkıyor. Kimine göre daha ileri teknoloji kullanıyoruz. Kimine göre ise satış sonrası hizmetimiz daha üstün. Genel olarak bakarsak, tasarım farklılığımız bariz ortaya çıkar. Kullanıcıların kendini özel hissedeceği ürünler yapıyoruz. “Koşan ürün” gibi tabirleri önemsemeden yoluna devam eden bir firmayız diyebiliriz.

Malzeme tercihinizde neye dikkat ediyorsunuz?

Aslında bir tasarımcı, var olan, hatta henüz var olmayan tüm malzemelere eşit uzaklıkta durmalı. Henüz var olmayan derken, hayalindeki malzemeyi bile talep etmeli diye düşünüyorum. Biz de böyle davranıyoruz. İtiraf etmeliyim ki, ahşaba pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Bunda benim orman endüstri mühendisi olmamın etkisi var sanırım. Bunun yanında, deri, laminat, cam ve taş, ahşapla yan yana getirdiğimiz malzemelerdir. Bu malzemelerin tedarikinde kalite standartlarımızdan asla ödün vermeyiz.

Kullanıcılar ofis mobilyası seçerken neye dikkat etmeli?

Mobilya seçiminde sosyo-ekonomik ve kültürel tercihleri, kullanıcılar farkında olmadan yaparlar zaten. Bunun dışında benim söyleyeceklerim sınırlıdır aslında. Kalite, ihtiyaca uygunluk derecesidir. Bu yüzden ihtiyaç duydukları mobilyayı almalılar. Bazen ihtiyaç saygınlık olabilirken, bazen kendini özel hissetme olabiliyor. Özetle şunu diyebilirim. Ofisiniz sizi yansıtmalı…

Kaynak: Marie Claire Maison Türkiye 2015 Eylül Sayısı